Tekrar ve Düzenli Çalışma

Başarı elde etmek için herkesin kendi yöntemi bulunur. Muhakkak sizi başarıya götürecek bir yol vardır. Ancak nasıl etkili öğrendiğinizi keşfedememiş iseniz en genel-geçer yolları denemek gerekir. Örneğin “password” sözcüğünü hemen hemen herkes bilirken “petrichor” sözcüğünü bilen çok az sayıda insan bulunur. Peki neden?

Bunun nedeni karşılaşma sıklığıdır. Şimdiye değin üye olduğunuz pek çok web sitede ya da uygulamada sizden şifre istediği bölümde “password” yazdığını gördünüz, o kadar çok gördünüz ki aklınıza kazındı değil mi? İşin sırrı budur işte yeni öğrenilen bilgiyle ne kadar çok karşılaşırsanız o kadar çok aklınızda kalıyor.

Şöyle açıklayalım. İnsanın zihninde kısa süreli bellek ve uzun süreli bellek olarak ad verdiğimiz iki yapı var. Basitçe arkadaşınızın telefon numarasını başka bir telefona yazmak için 5 saniyeliğine ezberlemeniz kısa süreli bellekte bilgiyi tutmaktır yalnızca 5 dakika sonra sorduğumuzda numarayı hiç hatırlayamazsınız. Ancak sevdiğiniz birinin numarasını ihtiyaç duyduğunuzda kullanmak için sürekli olarak bir yerlerde yazmanız sonucu uzun süreli bellekte yer edinir ve artık unutmazsınız. Tıpkı bunun gibi yeni bir kelime öğrendiğimizde kısa süreli belleğe gider. Ancak bu kelime ile defalarca karşılaşır ve kullanırsak artık uzun süreli belleğe geçmiştir kolay kolay unutmayız.

Anlayacağınız üzere bir kelimeyi unutmamak için sıkça tekrarlamalısınız. İsterseniz evinizdeki eşyaların üzerine adlarının İngilizce karşılıklarını da yazabilirsiniz bu da sıkça görmeniz sonucu uzun süreli belleğe geçişi sağlar. İster yazın, isterse sesli olarak tekrar edin, isterseniz görün yeter ki hatırlamayı kolaylaştırmak için çokça karşılaşın yoksa bilgiler kolayca uçup gider.

Bir de şu sıkça dillendirilen düzenli ders çalışma yöntemine bakınalım. Hiç kimse bunlarla ilgili bilimsel araştırma yapmış değildir. Ancak siz denerseniz göreceksiniz ki günlük 2, 3 veya 4 saatinizi ders çalışmaya ayıran bir insan olun ve bunu istisnasız her gün yapın göreceksiniz ki haftanın rastgele günlerinde 5 saat çalışan birinden çok daha önde olacaksınız. Çünkü çalışmanın sonucundaki başarı rastgeleliliğin, tesadüfün değil düzenin eseri olacaktır.

Ardı ardına zincir gibi dizilen her günün iki saatini derse vermek demek uzun vadede sizden zeki ya da başarılı olup da çalışmayan birinin önünde olmak demektir. Zaten denerseniz kendiniz fark edeceksiniz ki başarı; çalışmanın eseridir. Hiçbir başarılı insan çalışmadan, yatarak, elleri cebinde veyahut zekasıyla başarılı olmaz. Ancak ve ancak çalışmasıyla olur ki o da belli bir düzen dahilinde gerçekleşir.

Örneğin Dünya şampiyonu Bilardo oyuncumuz Semih SAYGINER şöyle söylemişler:”Abi sendeki de hep yetenek vallahi bizde de böyle bir yetenek olsa değerlendirirdik.” SAYGINER buna karşılık diyor ki:”Aynen ben anamın karnından isteka ve bilardo topuyla doğdum hiçbir şey de yapmadım hep yetenek sayesinde kazandım maçları (!) Adam bilmiyor ki ben geceler boyu bu masada eğile eğile çalışırken bel ağrısından kıvranırken bile çalışmaktan vazgeçmedim.”

Sanırım SAYGINER bize çalışmanın; yetenekten veya zekadan çok çok daha önemli bir şey olduğunu kavratmıştır. Ayrıca sizi temin ederim herhangi iki sağlıklı insan arasında zeka veya yetenek farklılığını değerlendirsek bu fark % 1’in altında çıkacaktır. Bunu Eğitimci Bloom şöyle ifade ediyor:”Dünya üzerinde herhangi bir insanın başarabildiği bir işi hemen hemen herkes yapabilir.” Başarılı ve çalışmalı günler dilerim efendim.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*